TÜRK DİLİNDEN VAZGEÇEMEYİZ


Onur Beyhan Köşe Yazarı
onur_beyhan@mynet.com
 
 

Dil bir milletin yaşam kaynağıdır. Dilimizi arındırmak ve her çağ diri tutmak mecburiyetindeyiz. Dilini koruyamayan milletler dönüşmeye ve asimile olmaya mecbur kalırlar. Geçmişte Doğu Anadolu Bölgesi’nde yaşayan yüzlerce Türkmen aşireti, kitleler halinde Kürtleşmeleri ve Zazalaşmalarının sebebi okuma yazma bilmemeleri ve çarşı dilinin Türkçe dışındaki bir dil olmasıdır. Yani aslında başka dili öğrenmeleri ve bunu konuşmaları nesilden nesile dönüşmeyi hızlandırmıştır. Türk dilinin terk edilmesiyle birlikte kimliklerini kaybeden Türkler, dönüşmek zorunda kalmıştır. Bu konuyla ilgili Değerli Bilim İnsanı Ali Rıza Özdemir şöyle diyor; ‘Zazalaşma ve Kürtleşmeden kastettiğimiz şey, Türkmen ve Aşiret ve topluluklarının Zazaca ve Kürtçe öğrenmesi olgusudur. Çünkü bugün Kürtçe ve Zazaca konuşan aşiretleri, Türklük çatısından ayıran dil dışında başka bir unsur yoktur.’ [1] Görüldüğü gibi dil bir milleti millet yapan ya da kaybedildiği takdirde de bir milleti kendi aslından uzaklaştıran en önemli unsurdur. Eski Türk büyükleri ve hükümdarları dahi bu konuya dikkat çekmiştir. Anadolu’da Türkçenin resmi dil olmasının her sene yıl dönümünün kutlanmasına sebep olan Karamanoğlu Mehmet Bey’in şu güzel sözü son derece önemlidir; ‘Bugünden sonra divanda, dergâhta ve bargâhta mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır.’   Usta bir devlet adamı olan Karamanoğlu Mehmet Bey, Türk dilinin kıymetini bilenlerden olmuştur. Yine İran coğrafyasında daha 14 yaşında güçlü bir Türk devleti kuran Büyük Türk Hakanı Şah İsmail Safevi (Hatai) Türk diline sahip çıkılması gerektiğini üç vasiyetten biri olarak belirtmiştir. ‘Atalarımızdan miras kalan üç şeyi size vasiyet ediyorum. Dilimizi, Vatanımızı ve Vicdanımızı.’ Alevi-Kızılbaş edebiyatının baş Şairlerinden olan Şah İsmail Hatai’nin yolunu seyredenler de zaten günümüzde dahi ibadetlerini Türk dilinde yapmaktadırlar. Dilimizle ilgili vasiyetinin bugün de bile ne kadar etkili olduğunun ispatı bu olsa gerek. Kendi dilimizde düşünmek, yazmak, okumak ve konuşmamız gereklidir. Bizlerin töresinden ayrı kalmamasının sırrı dilimize sahip çıkmamızla doğrudan alakalıdır. Bununla ilgili ülkemizin kurucusu ve Türk milletinin son yüzyılda çıkardığı son Türk Hakanı ve Bilge Kağan’ı Gazi Mustafa Kemal Atatürk şöyle söylemiştir; ‘ Türk Milletinin dili Türkçedir. Türk Dili Dünya’da en güzeli en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu yüceltmek için çalışır.’Bizler de Türk milletinin birer mensubu olarak dilimizi korumalı ve onu yüceltmek geliştirmek yaymak için mücadeleyi bir milli ödev olarak algılamalıyız.

Onur BEYHAN





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR

CHP Malatya İl Başkanı Kim Olmalı ?


YUKARI